Hakkımda
 Yaşam ve İlişkiler Koçluğu
Usui Reiki
Işık Köprüsü / BEAT
Altın Üçgen / GMA
EFT / TAT
Etkinlik Programı
Faydalı Bilgiler
Çeşitli Yazılar
Hikaye Tadında Mesajlar
Ayın Taşı
e-kitap
Albümler
 

TÜRKÜZ, DÜNYAYI AYDINLATAN GÜNEŞİZ...

Çocukluğumda bende yer eden, anlamakta kavrayamadığım şey, neden 10 Kasım tarihinde hep yas tuttuğumuz ve neden eğlence yerlerinin kapalı olup, eğlenmenin yasak olduğu idi. Zaman geçti ve 48 yılda değişen tek somut şeyin açılan eğlence yerleri olduğunu gördüm. İnsanlar yine eskiye duydukları özlemlerini ve üzüntülerini dile getiriyor ve ne olacak halimiz diyerek yaşamlarını sürdürüyorlar ve hep başkalarından destek alabilecekleri inancıyla var olmaya devam ediyorlar. 

"Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi ve duygularımı anlıyorsanız ve duyuyorsanız, bu yeterlidir" demişsin sevgili Atam.

Peki harekete geçmek için ille de birilerinin bizi dürtmesine mi ihtiyacımız var?

İlle de birilerinin bizi motive mi etmesi gerekiyor?

Ya da birçok değerin elimizden kayıp gitmesi mi bizi uyandıracak?

Canımız mı yanmalı?

Yoksa yüreğimiz mi dağlanmalı? 

Bizi kendimize getirecek, sahip olduğumuz değerlerin kıymetini bildirecek daha neler yaşamamız gerekiyor?

Soruyorum bunu kendime ve ülkemin insanlarına!..

Kimi bekliyoruz? Bize bir önder mi lazım?

"Bugün, Türk vatanı denen toprakta yaşayan bütün insanlar; O'nun zekasından, aşkından, enerjisinden kopmuş parçadır" demiş Reşat Nuri Güntekin.

Bize; özgürce, sevgiyle, birlik ve bütünlük içinde yaşayacağımız bir ülke teslim edilmiş. Bu ülke toprakları üzerinde bağımsız ve demokratik bir şekilde yaşamamızı sağlayacak bir düzen kurulmuş ve haydi yaşayın, var olun denmiş!

Peki biz bu mirası nasıl kullanıyoruz? Bu mirası bize, Türk milletine bırakan Atatürk'ü gerçekten anlıyor muyuz? Onu anlatabiliyor muyuz?

"Dünya üzerinde yaşamış ve yaşan milletler arasında demokrat doğan yegane millet, Türklerdir".

"Türkiye devletinin bağımsızlığı kutsaldır. O, sonsuza kadar güven içinde ve her çeşit tehlikeden korunmuş olmalıdır" dediğin halde...

Sevgili Atam;

Bize emanet ettiğin değerlere sahip çıkmakta zorlandığımız her an için, kusura bakma...

Gücümüzü elimize verdin fakat biz ille de keşke sen olsaydın başka olurdu diye ağıtlar yakmaya devam ettik, kusura bakma...

Bu ülkeyi bize emanet ettin, biz de kimlere yaranacağımızı, kimlerden nasihat alacağımızı bilemeden, arayışlara girdik, kusura bakma...

"Birlik ve beraberlik, ölümden başka herşeyi yener" demiştin. Bir avuç insanla oluşturduğun birliğin ve bütünlüğün bize CUMHURİYET olarak geri dönüşünü gösterdin, bunu koruyun dedin, hepimiz ben demeye başladık, birliğin, bütünlüğün bu bilincin ne olduğunu unuttuk kusura bakma...

Bununla birlikte biz bir avuç insan, hala umut ışığımızı yüreğimizde taşımaya devam ediyoruz.

Seni ve ilkelerini anladık derken, gerçek anlayışın ne olduğunun farkındalığına daha yeni yeni varıyoruz.

Şükürler olsun ki artık bizim gibi bu farkındalığa ulaşmış olanların ve  ulaşanların sayısı artmakta.

Üzeri örtülmüş olan, hatırlanmakta zorlanılan bu  BİRLİK VE BÜTÜNLÜK bilincinin tohumlarını yeniden ektik ve SEVGİMİZLE sulamaya  başladık.

Dilerim hepimiz bunun meyvelerini bir an önce toplamaya başlarız...

Dilerim, OLSUN!

 

Atamızın milletine, tüm insanlığa, ülkesine, dünyaya, doğaya, birliğe, barışa, sevgiye verdiği değer O'nun var oluş amacı olmuş ve bu amacı da tüm sözlerine yansımıştır...

YURTTA SULH, CİHANDA SULH diyerek yaşadığı ülkeyle sınırlı tutmamış hedeflediği barışı.

İNSANLIĞIN HEPSİNİ BİR VÜCUT VE BİR MİLLETİ BUNUN BİR ORGANI SAYMAK GEREKİR. BİR VÜCUDUN PARMAĞININ UCUNDAKİ ACIDAN DİĞER BÜTÜN ORGANLAR ETKİLENİR diyerek herkesin bir ve bütün olduğu BİZ temasını işlemiş hep sözlerinde, kararlarında ve eylemlerinde.

SİZLER, YANİ YENİ TÜRKİYENİN GENÇ EVLATLARI! YORULSANIZ DAHİ BENİ TAKİP EDECEKSİNİZ. DİNLENMEMEK ÜZERE YÜRÜMEYE KARAR VERENLER, ASLA VE ASLA YORULMAZLAR. TÜRK GENÇLİĞİ GAYEYE, BİZİM YÜKSEK İDEALİMİZE DURMADAN, YORULMADAN YÜRÜYECEKTİR sözüyle yorulmak bilmeden, dinlenmeden, azimle ve kararlılıkla ülkesi ve milleti için tüm gücüyle çalışarak saptanan hedeflere nasıl ulaşıldığını göstermiş. O zaman hangimizin yorulmaya hakkı   olabilir ki?

BEN BİR İŞTE NASIL BAŞARILI OLACAĞIMI DÜŞÜNMEM. O İŞE NELER ENGEL OLUR DİYE DÜŞÜNÜRÜM. ENGELLERİ KALDIRDIM MI, İŞ KENDİ KENDİNE YÜRÜR prensibini benimseyerek canından çok sevdiği milletine bu vatanı, özgürlüğü, demokrasiyi  armağan etmiş. Peki ya biz? Biz farkında mıyız önümüzdeki yığın yığın duran engellerin?

"Biz Türkler, bütün tarihi hayatımızca hürriyet  ve istiklale timsal olmuş bir milletiz" diyen Atatürk, Türk olmanın ne demek olduğunu, özümüzü şu cümleleriyle tasvir etmiş:

"Bu memleket, Dünya'nın beklemediği, asla ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne, en aşağı, yedi bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik, tabiatın rüzgarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk, tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk, tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu, sonra alıştı. Onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu. Bir gün, o tabiat çocuğu tabiat oldu. Şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir".

Ne Mutlu Türküm diyene!

 

 

 
Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe, yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
ATATÜRK


Sahip olduklarınızın, sahibiniz olmasına izin vermeyin.
H.Jackson Brown


Bugün ne olduğunuz, dünkü tercihlerinizin sonucudur. Yarın ne olacağınız ise bugünkü kararlarınızın sonucu olacaktır.
Shakespeare


Kendi iyiliğini başkalarına sunduğunda onların içindeki iyiliği dışarı çıkartırsın.
Harry Firestone


Mutluluk, kendi kendine yetenlerindir.
Aritoteles

DUYURULAR
Arşiv
Linkler
 
e-kitap

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Her hakkı saklıdır. © 2006 Evrenin Hediyesi
Serap Toyata • Tel: 0 (532) 376 76 81 • serap@evreninhediyesi.com

Ziyaretçi Sayımız: