Hakkımda
 Yaşam ve İlişkiler Koçluğu
Usui Reiki
Işık Köprüsü / BEAT
Altın Üçgen / GMA
EFT / TAT
Etkinlik Programı
Faydalı Bilgiler
Çeşitli Yazılar
Hikaye Tadında Mesajlar
Ayın Taşı
e-kitap
Albümler
 

Sevgiyle Merhaba;

Hepimizin bildiği gibi, 2007 yılı Unesco tarafından tüm dünyada Mevlana yılı olarak ilan edilmiştir.

İnsanı; hem Tanrı'yı seven, hem de Tanrı'nın sevgilisi olarak gören ünlü düşünür ve şairMevlana'dan seçtiğim hikaye, şiir ve öğütleri bu bölümde sizinle paylaşmak istedim.

GEL

Gene gel, gene.
Ne olursan ol, ister kafir ol,
İster ateşe tap, ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
İster yüz kere bozmuş ol tövbeni...
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
Nasılsan,
Öyle gel...

 

 

"Şu toprağa sevgiden başka bir tohum ekmeyiz,
Şu tertemiz tarlaya başka bir tohum ekmeyiz biz"...
MEVLANA

 

OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN

Cömertlikte ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün.
Ya göründüğün gibi ol.

 

"Biz güzeliz, sen de güzelleş, beze kendini
Bizim huyumuzla huylan, bize alış başkalarına değil"...

MEVLANA

  

DEMEDİM Mİ?

Oraya gitme demedim mi sana,
seni yalnız ben tanırım demedim mi?
Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im?

Bir gün kızsan bana,
alsan başını,
yüz binlik yere gitsen,
dönüp kavuşacağın yer beni'im mi?

Demedim mi şu görünene razı olma,
demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl,
onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana?
Sen bir balıksın demedim mi?
Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın,
senin duru denizin ben'im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi?
Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im,
senin kolun kanadın ben'im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin,
demedim mi soğuturlar seni.
Oysa senin ateşin ben'im,
sıcaklığın ben'im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi?
Kötü huylar edinirsin demedim mi?
Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi?
Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?

 

"İnsan düşünceye sığmayacak kadar yücedir".
MEVLANA

 

BİRLİĞE ULAŞ

Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, busavaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte.

Ne diye bu direnme böyle, ne diye?
Ne diye aydınlıktan kaçar aydınlık, ne diye?
Topumuz bir tek olgun kişiyiz, bir tek,
ne diye böyle şaşı olmuşuz, ne diye?

 

Zengin yoksulu hor görür, ne diye?
Sağ soluna yan bakar, ne diye?
İkisi de senin elin, ikisi de
peki, kutlu ne, kutsuz ne?

Topumuz bir tek inciyiz, bir tek.
Başımız da tek, aklımız da tek.
Ne diye iki görür olup kalmışız,
iki büklüm gök kubbenin altında, ne diye?

Sen ha bire gevele dur bakalım,
Habire "uzun boylu birlik çam ağacı" de,
Sonu nereye varır bunun, nereye?

Şu beş duyudan, altı yönden,
varını yoğunu birliğe çek, birliğe.
Kendine gel, benlikten çık, uzak dur,
insanlara katıl, insanlara,
insanlarla bir ol.
İnsanlarla bir oldun mu bir madensin, bir ulu deniz.
Kendinde kaldın mı bir damlasın, bir tane.

Erkek aslan dilediğini yapar, dilediğini.
Köpek köpekliğini ede durur, köpekliğini.
Tertemiz can canlığını işler, canlığını.
Beden de bedenliğini yapar, bedenliğini.

Ama sen canı da bir bil, bedeni de,
yalnız sayıda çoktur onlar, alabildiğine,
hani şu bademler gibi, bademler gibi.
Ama hapishanedeki yağ bir.

Dünyada nice diller var, nice diller,
ama hepsinde de anlam bir.
Sen kapıları, testileri hele bir kır,
sular nazlı bir yol tutar, gider.
Hele birliğe ulaş, hır gürü, savaşı bırak,
can nasıl koşar, bunu canlara iletir.

 

"Sen bana şah damarımdan da yakınsın".
MEVLANA

HANGİSİYİM BEN?

Şu insanlardan hangisi ben'im?
Hele sen şu kavgayı, gürültüyü dinle,
ağzıma, sözüme kulak asma.
Hem sen beni elden çıktı bil.
Yoluma kadeh madeh koyayım da deme.
Önüme ne çıkarsa tuzla buz ederim.

Hem ben tıpatıp sana benzerim.
Ağlarsan ağlarım,
gülersen gülerim.
Asıl sen varsın ortada,
ben senin elinde bir ayna.
Sen yeşillikte bir ağaç,
ben senin gölgen.

Ben senin gölgen olduktan sonra,
hemen gider kendime bir dost ararım,
kurmak için yanında çadırımı,
ararım bir taze gül fidanı.

Sonra sakinin kapısına varır,
vurur testimi kırarım.
Sonra oturur bardak bardak içerim,
ciğerimden akan kanı.

 

"Başkalarının bahtiyarlığına imrenme.
Çok kimseler var ki, senin hayatına gıbta ediyorlar" .
MEVLANA

 

Kardeşim sen düşünceden ibaretsin

Geriye kalan et ve kemiksin

Gül düşünürsün gülüstan olursun

Diken düşünürsün dikenlik olursun

MEVLANA

 

TÜM ÖZEL İNSANLARA

Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli...
Sarılınacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana Sarılmalı....
Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı...
Dost dediğin; Fanatik Olmalı;
Bütün dünya seni üzdüğünde, Sana Moral Vermeli,
Güzel haberler aldığında, Seninle Dans Etmeli,
Ve ağladığında, Seninle Ağlamalı...
Ama hepsinden daha çok;
Dost matematiksel olmalı;
Sevinci çarpmalı...
Üzüntüyü bölmeli...
Geçmişi çıkarmalı...
Yarını toplamalı...
Kalbinin derinliklerinde ihtiyacı hesaplamalı...
Ve her zaman Bütün parçalardan daha büyük olmalı...
İşi bitince seni bir tarafa  atmamalı.............

MEVLANA

 

 

"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin 
karşındakinin anlayabileceği kadardır".
MEVLANA

 

 
Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe, yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.
ATATÜRK


Sahip olduklarınızın, sahibiniz olmasına izin vermeyin.
H.Jackson Brown


Bugün ne olduğunuz, dünkü tercihlerinizin sonucudur. Yarın ne olacağınız ise bugünkü kararlarınızın sonucu olacaktır.
Shakespeare


Kendi iyiliğini başkalarına sunduğunda onların içindeki iyiliği dışarı çıkartırsın.
Harry Firestone


Mutluluk, kendi kendine yetenlerindir.
Aritoteles

DUYURULAR
Arşiv
Linkler
 
e-kitap

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Her hakkı saklıdır. © 2006 Evrenin Hediyesi
Serap Toyata • Tel: 0 (532) 376 76 81 • serap@evreninhediyesi.com

Ziyaretçi Sayımız: